Bilim & Teknoloji

Albert Einstein İzafiyet Teorisi (Görelilik Kuramı) Nedir?

Görelilik kuramıyla ünlü kişilerden biri olan Albert Einstein, Nobel Fizik Ödülü’nü kazanmıştı.Ancak bazı teorileri ve buluşları bugün bile kullanılmaktadır.

Şüphesiz, tarihteki en etkili insanlardan biri olan Albert Einstein, bilim alanında yaptığı katkılarla tanınan Amerikalı bir fizikçidir. Önemli eserlerinden bazıları, görelilik teorisi, ışığın yer çekimi ile saptırılmasının tahmini, Merkür’ün gezegenini ve katılarda atom hareketinin kuantum teorisini açıklaması gibi bir takım tahminleri içerir. Ayrıca bazı buluş ve buluşlara doğrudan ya da dolaylı olarak katkısı olmuştur.

Albert Einstein Neyi Keşfetti İcatmı Yoksa Başka Birşeymi?

Einstein’ın buluşlarıyla ilgili karmaşık soruya cevap vermenin zorluğu, bir bilim adamı değil, fizikçi olduğu gerçeğine atfedilebilir. Einstein buzdolabının icat etmesi bir yana dursun, şöhretiyle olan iddia, bilimde devrim yapan çeşitli teorilerdi. Aşağıda onun en önemli başarılarından bazılarına yer verilmiştir.

Einstein Buzdolabı

Einstein hakkında az bilinen gerçeklerden biri onun bir buzdolabı icadıdır. Einstein, 1926’da eski öğrencisi Leó Szilárd ile birlikte çalıştı ve 1930’da patent aldı. Bu, çalışması için yalnızca bir ısı kaynağına ihtiyaç duyan soğutucu bir buzdolabıydı. Buzdolabı daha sonra Oxford Üniversitesi’nde Einstein buzdolabı adını alan bilim adamları tarafından yeniden yapılandırıldı. Yeniden yapılandırılması üzerine, Einstein buzdolabı, Time dergisinin 2008’in En İyi 50 En İyi Buluşu’nda 31. sırada yer aldı.

Fotoelektrik Etki

Albert Einstein, 1905’de, kuantum teorisinin en erken uygulamalarından biri olan fotoelektrik etkiyi önermiş ve burada ışığın kesintisiz dalgalar yerine ayrı kuantumdan oluştuğunu belirtmiştir. Ayrıca, bu kuantumların her birindeki enerjinin radyasyonun frekansı ile orantılı olduğunu söyledi. Bu, ışık enerjisinin dalga doğası, eski teori ile çelişiyordu.

Bir başka Amerikalı fizikçi olan Robert Andrews Millikan, deneyleriyle bunu ispatladığında, yaklaşık 10 yıl sonrasına kadar bu teoriye pek kimse inanmadı. Einstein’ın bu çabaları, kuantum teorisinin geliştirilmesinde (kuantum mekaniği) hayati bir rol oynamış ve 1921’de Nobel Fizik Ödülüne layık görülmüştür.

Görecelilik Teorisi

‘Görelilik teorisi’ ifadesi, Albert Einstein’ın öne sürdüğü iki teori kapsar: Özel Görelilik Teorisi ve Genel Görelilik Teorisi. Einstein, Özel Görelilik Teorisi aracılığıyla…

  • Işığın hızı sabittir.
  • Fizik yasaları tüm eylemsiz referans sistemlerinde değişmez.

Bu teoriyi, genel görelilik teorisi izledi ve bu çekim kuvveti, kütlenin varlığında eğrilen uzay-zaman olduğunu ileri sürdü.

Bilim dünyasındaki en ünlü formüllerden biri olan E = mc2, görecelilik teorisini desteklemek üzere Einstein tarafından geliştirildi. Bu formül ile, enerjinin, kütlenin ışık kare hızıyla çarpımına eşit olduğunu bildirdi. Küçük bir kütlenin çok hızlı bir hızda hareket ediyorsa (ışık hızı) çok miktarda enerji üretebileceğini ima ediyordu.

Atom Bombasının Gelişmesindeki Rolü

19. yüzyılın en yıkıcı icatlarından biri atom bombasıydı. Einstein’ın kendisi, bu kitle imha silahının keşfinde etkin bir rol oynamasa da, kitlesel enerji ile enerji arasındaki ilişki hakkındaki teorilerinin yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Franklin Delano Roosevelt’e yazdığı mektupta ABD hükümetini silah geliştirmeye çağırdı, korkulan buluşta önemli bir rol oynadı.

Onun formülü olan E = mc2, II. Dünya Savaşı sırasında dünyayı bilinçli olarak şok eden atom bombasının gelişmesinde itici güç oldu. Einstein, atom silahının geliştirilmesindeki rolünü hayatının en büyük hatalarından biri olarak nitelendirdi ancak iş işten geçmişti.

Albert Einstein, bu başarıların yanı sıra, bilim alanına yaptığı katkılardan dolayı kitaplar ve makaleler yayınladı.