Edebiyat & Sanat

Mahyacılık ve Mahya Sanatı

Osmanlı döneminden bu yıllara kadar gelerek gökyüzünü süsleyen ve çeşitli mesajlar veren mahyacılık sanatı başka ülkede olmayıp sadece Türkiye’de yapılmaktadır.Mahya sanatı ramazan aylarında daha çok kullanılır.Mahya birden fazla minaresi olan ve bu minareler arasına gerilen ışık demektir.

Büyük camilerin minarelerinin arasına tel veya iple gerilen mahyanın üzerine kimi zaman yazı kimi zamanda resim çizilerek yapılır.Osmanlı zamanında elektrik olmadığı için yağlı kandiller kullanılmıştır.Günümüzde teknolojinin faydalarından yararlanarak elektrik enerjisi kullanılıyor.

Mahya sanatının amacı ramazanın getirdiği bolluk,Allah’a olan şükür duygusunun vurgulanmasını halkımıza ve çocuklara ramazanı sevdirmektir.

Mehyacılık eskiden ustalık isteyen çok zor bir sanattı.Günümüzde şu an dünyada olan 3 mahya ustası vardır ve birlikte çalışırlar.

Arap_a_Mahya_2İlk mahya 1614 yılında Fatih Camii müezzinlerinden olan Hattat Hafız Ahmet Kefevi’nin iki minare arasına ortasında resim olan bir mahyayı 1.Ahmet’e hediye etmesinden sonra başlamıştır.1.Ahmet’in çok hoşuna giden hediyeyi karar çıkararak ramazan aylarında dini hükümlere bağlı kalması şartıyla Ramazanın sevincini ve coşkusunu anlatan mahyalar kurulmasını istedi.Bununla birlikte o dönemde yapımı biten Sultan Ahmet Camii’nde sergilenmeye başladı.

Mahya Yazıları

Mahya’nın kurulum işlemi ramazandan 2 hafta öncesinde başlar.Ramazan başladığında “On Bir Ayın Sultanı”,”Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan”yazan yazılar ramazan sonuna doğru ,”La İlahe İllallah”ve Elveda Ya Şehr-i Ramazan ” gibi yazılara dönüşür.

İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından hala yaşatılmaya çalışan mahya sanatı Mahya Yapım Atölyesinde yapılmaktadır.

Mahya Kurulan Camiler
  • Sultan Ahmet Camii
  • Eyüp Camii,Fatih Camii
  • Üsküdar Mihri Mah Camii
  • Üsküdar Valide Camii
  • Edirne Selimiye Camii
  • Bursa Ulu Cami
  • Eskişehir Reşadiye Camii.