Din & Felsefe

Miraç Kandili Nedir?İsra ve Miraç Mucizesi?

Miraç Kandili, İsra ve Miraç mucizesi ile başlamıştır. Kelime anlamıyla “İsra” gece yürüyüşü anlamına gelmektedir, “Mirac” ise yükselme, yükseğe çıkma anlamına gelir.İsra ve Miraç hadisesi, Efendimiz Hz.Muhammed (SAV)‘in peygamber olmasının 12. yılında Mekke’de gerçekleşmiştir.Recep ayının 27. gecesi, Allah‘ın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselam’ın, Hz.Muhammed Efendimizi semaya çıkarması, Allah (cc) ile görüşmesi mucizesidir.

Miraç mucizesi iki şekilde incelenmektedir.Birincisi Kur’an’da ikincisi ise hadislerde belirtilmiştir.İlk bölümü olan İsra şöyle açıklanmaktadır:

“Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu mescidi haramdan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir.” (İsrâ, 17/1)

“O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hatta daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vahyetti. O’nun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi O’nun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? And olsun ki onu bir kere daha hakiki suretinde gördü. Sidre-i Müntehâ’da gördü. Ki, onun yanında Me’vâ Cenneti vardır. O zaman Sidre’yi Allah’ın nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü.”

Mescid-i Haramdan, Mescid-i Aksaya kadar olan kısmı bu Ayetle anlatılmaktadır.İsra gece yürütmek anlamına geldiği için Hz.Peygamber efendimizin gece bu iki şehir arasında yürüdüğü belirtilmiştir.

Mirac ise İsra olayında Mescid-i Aksa’ya gitmesinden sonra Resulullahın yukarı yani göğe çıkmasıdır.Mirac hicretten bir buçuk yıl önce gerçekleşmiştir.İsra ve Mirac hakkında yaklaşık 32 hadis bulunmaktadır.

Bu hadislerin hepsi Mirac mucizesini kanıtlamaktadır, fakat Peygamber Efendimizin rüya aleminde mi yoksa ruhen ve bedenen mi semaya çıktığı konusunda bazı görüş farklılıkları oluşmuştur.

Bir hadiste, Peygamberimiz Mescid-i Haram‘dan (Mekke’den), Mescid-i Aksa‘ya (Kudüs’e) beyaz renkli ata benzeyen bir cennet bineği olan Burak‘la geldiği, sonra ise Cebrail Aleyhisselam ile birlikte semaya çıktığı belirtilmektedir.

Peygamber Efendimiz, Cebrail Aleyhisselam ile birlikte yedi kat semaya tek tek basamaklar halinde çıkar.Efendimiz buralarda Hz.Adem, Hz.Yahya ve Hz.isa, Hz.Yusuf, Hz.İdris, Hz.Harun, Hz.Musa ve Hz.İbrahim gibi Peygamberlerle görüşmüş, sonrasında her gün yetmiş bin meleğin ziyaret ettiği Beytü’l Ma’mur‘u ziyaret ederek, Cebrail (as) ile birlikte Sidretü’l Münteha‘ya geldiler.

Sidretü’l Münteha, kökü altıncı kat gökte, gövdesi ve yaprakları yedinci kat semada olan bir ağaçtır.Cebrail (as) Efendimizi, kaza ve kaderin yazıldığı kalem cızırtılarının sesini işitebilecek kadar yüksek bir yere çıkardı.Burada Efendimiz, Cennetten yemyeşil bir Refref (ipekten döşek)‘in birden ufku kapladığını gördü.Peygamber (asm) Refref’in üzerine oturdu, bu sırada Cebrail (as) oradan ayrıldı.

Efendimiz, aziz ve cebbar olan Allah’a yaklaştırıldı ve “Korkma ya Muhammed, Yaklaş!” buyruğunu işitmeye başlamıştı.Bu ilahi ihsana daha önce hiç kimse erişememişti.

Peygamber Efendimiz, Allah’a karşı şöyle hitab etti;

“Bütün tahiyyeler, bütün mübarek şeyler, bütün salavat ve dualar ve bütün kelimat-ı tayyibe Allah’a mahsustur.

Bunun anlamı ; “Bütün varklıkların halleriyle ve dilleriyle yapmış oldukları ibadetleri ve tesbihlerini, bütün çekirdekler ve nutfeler gibi mübarek şeylerin fitri mübarekliklerini ve tesbihlerini, bütün insanlar gibi şuurlu varlıkların ibadetlerini ve bütün peygamberler ve kamil insanlar olan evliyaların, asfiyaların ibadetlerini ve tesbihlerini onların namına sana hediye ediyorum; sana mahsustur.”

Bu selam üzerine Allah; “Selam olsun sana ey peygamber” şeklinde mukabelede bulunmuştur.

Miraç’ta Peygamberimize, elli vakit namaz sevabına eş değer beş vakit namaz, Bakara suresinin son iki ayeti (Amenerresul) verildi.Ayrıca Peygamber’imizin ümmetinden olup, Allah’a şirk koşmadan ölen kimsenin günahlarının bağışlanacağı hususunda söz verildi.

Kaynakça:

http://www.resulullah.org/isra-ve-mirac-mucizesi