Tarih

Selimiye Camii

Selimiye Camii ve Külliyesi,Sultan II.Selim tarafından Mimar Sinan‘a inşa ettirilmiştir.1568 yılında inşasına başlanmış,1574 yılında tamamlanmıştır.Mimar Sinan’ın “Ustalık Eserim”diye nitelendirdiği cami Osmanlı Türk mimarlık tarihinin olduğu kadar,Dünya mimarlık tarihinin de başyapıtlarından biridir.

UNESCO Dünya miras komitesi 29 Haziran 2011 tarihinde oy birliği ile Selimiye Camii ve Külliyesi’ni Dünya Mirası olarak ilan etmiştir.

Külliye; Medreseleri,Kütüphanesi,Sıbyan Mektebi,Muvakkit hane ve Arasta’sı ile şehrin merkezinde ve şehre hâkim tepede inşa edilmiştir.

Cami

Klasik Osmanlı mimarisinin şaheseri olan Selimiye Camii’nin bulunduğu Külliye’nin dış avlusuna sekiz kapıyla ulaşılır.Caminin kuzeybatısına bitişik revaklı avlu,alan bakımından cami ile aynı ölçülerdedir.Dış avludan iç avluya üç ayrı kapıdan girilir.İç avluyu sütun ve kemer dizilerinin taşıdığı on sekiz kubbeli revak çevreler.Caminin ibadet alanına girişi üç kapı ile sağlanmıştır.

selimiye-camii-edirne

Tamamı düzgün kesme taşla inşa edilen caminin dört köşesinde üç’er şerefeli minareler bulunur.Minarelerin genişliği 3.80 metre,yerden yüksekliği 85.67metredir.Cami ile revaklı iç avlunun birleştiği köşelerde yer alan minarelerin şerefelerine,birbirlerinden bağımsız üç ayrı merdiven ile çıkılır.Gökyüzü edasıyla üzerinizde yükselen kubbe ibadet alanının neredeyse tamamını örter.Sekiz adet fil ayağı tarafından taşınan muazzam kubbe,31.26 metre çapında 42.30 metre yüksekliğindedir.İç mekânda yer alan çeşitli sanat dallarıyla ortaya konulmuş süsleme örnekleri bütünlük sağlar.Taş işçiliğinin en güzel örneklerinden olan mermer minber,ince ve zarif bir görünüme sahiptir.Geometrik motifler kullanılarak süslenen minber adeta bir dantel gibi işlenmiştir.Mermerden yapılmış olan Mihrap,sıra dışı tasarımı ile eşsizdir.Caminin ortasında planlanmış olan müezzin mahfili üzerindeki kalem işleri ve özgün tasarımı ile hayranlık uyandırır.Cami,kubbeden alt sıra pencerelerine kadar önemli ustaların ellerinden çıkmış hat örnekleriyle donatılmıştır.Kapı ve pencere kanatları kündekâri tekniğinin nadide örneklerindendir.Caminin mihrap sofası,hünkâr mahfili ve bazı pencere kenarları muhteşem İznik çinileri ile süslenmiştir.Padişahın ibadet ettiği hünkar mahfilindeki İznik çinilerinin bir kısmı 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşında sökülerek Rusya’ya götürülmüştür.Cami,Balkan Savaşı’nda çok sayıda top yarası almıştır.Bu izlerden biri,ibret için onarılmadan bırakılmıştır.

Selimiye Arastası

Selimiye Arastası

Kütüphane

Caminin güney köşesinde yer alan mahfil bölümünde kütüphane yer alır. Cami inşa edilirken kütüphanesi kurulan ilk örneklerdendir. Kütüphanede çok sayıda el yazması Kur’an-ı Kerim bulunur. Kütüphanede 3500’den fazla el yazması ve 8000’den fazla matbu (baskı) olan çeşitli kitaplar vardır. 400 yıllık olan kütüphane araştırmacılara hizmet vermeye devam etmektedir.

Dar’ül Hadis Medresesi

Dar’ül Hadis Medresesi,kare plana sahip olup,revaklı bir avlu etrafında sıralanmış onsekiz oda ve bir ana dershaneden oluşmaktadır. Günümüzde Türk İslam Eserleri Müzesi olarak hizmet vermektedir.

Dar’ül Kurra Medresesi 

Dar’ül Kurra Medresesi,Dar’ül Hadis Medresesi ile benzer plana sahiptir.Günümüzde Vakıf Müzesi olarak hizmet vermektedir.

Arasta çarşısı,Selimiye ile birlikte yapılmamış,III.Murad zamanında külliyeye gelir elde etmek için inşa edilmiştir.İki sıra halinde karşılıklı dükkanlardan oluşmaktadır.Dua kubbeli arastalara örnektir.Çarşı(Arasta)

Sıbyan Mektebi 

Arastanın orta kapısına bitişik vaziyettedir.İlkokul çağındaki çocuklara eğitim vermek için kurulmuştur.

Muvakkithane 

Dış avlunun köşesinde yer alan muvakkithane zamanında astronomi ile ilgilenilerek vakit tespiti yapılan yerdir.

Kaynak: edirnekulturturizm.gov.tr/