Trt 1’de yayınlanan “Vuslat” adlı dizide ön plana çıkan oyunun ismi Satranc-ı Urefa.Bu oyun dizinin yayınlanması ile birlikte merak konusu haline geldi.Bende sizler için bu oyunun hakkında biraz araştırma yaptım.Oyunu kim bulmuş, nasıl oynanır, kuralları nelerdir gibi birçok soruya cevaplar vermeye çalışacağım.

Oyunun adı Satranc-ı Urefa’dır.Diğer ismi, Ariflerin Satrancı olarak geçmektedir.Oyunun yaklaşık 1500 yıl önce Hindistan’da keşfedildiği bilinmektedir.Oyunun bir çok farklı versiyonu geliştirilmiş ve son olarak ünlü mutasavvıf Muhiddin İbnül Arabi tarafından tasavvuf felsefesini öğretmek adına tasavvufa uyarlandığı kaynaklarda geçmektedir.

Satranc-ı Urefa Ariflerin Satrancı
Satranc-ı Urefa Ariflerin Satrancı

Satranc-ı Urefa oyunu 10×10+1 kareden oluşan bir levhanın üzerinde iki piyon (yolcu) ve çarkıfelek isimli bir zarla oynanır.Oyundaki amaç en üstte bulunan “kavuşmak” anlamına gelen “Visal” terimine ulaşmaktır.Levha üzerindeki her bir karede farklı terimler bulunur.Bu terimler sırası ile şöyledir;

Zillet, teessüf, recâ, kavga, adavet, nedamet, hicrân, gurbet, karar, rızâ, sohbet-i seg, mihnet, dûzah, zeval, taan-ı halk, zahmet, meşakkat, hacâlet, adem, arzu, istiğnâ, hacet, cefa, rahmet, zaman, fırsat, eyyâm, rakib, kin, devâm, sefa, ağyar-ı bed,akl-ı bed, nifak, merhamet, encâm, fikir, aşk, sud, sitem, erz, niyaz, kemal, aram, insaf, gûy-u cânân, celâl, firkat, mihnet, haslet, selamet, zevk-i dil, terahhum, ahlâk-ı hamide, af, tecrübe, kesret, hasret, tahammül, sadâkat, tecelli, nazar, teselli, uşşak, sahra-ı cünûn, ahd-ı necat, şüphe, sûziş, güzel, ittihaz, cemal, şefkat, edeb, esrâr, nişat, sabır, muhabbet, müşâhede, izzet, vahdet, gurur, iftihar, rağbet, aşk-ı hakikî, maksud, hâl, mürüvvet, bâd-ı aşk, hâlet, kaza.

Oyuncu oyuna başlarken öncelikle zarda 6 atması gerekir.6 atan oyuncu “pişmanlık” anlamına gelen “nadamet” teriminin yazdığı kareden oyuna başlar.Bu oyuna başlamak için öncelikle kişinin geçmişte yaşadıklarından pişmanlık duyması gerekir.Bu nedenle nadamet özellikle seçilmiştir.Oyunda visal terimine ulaşmak o kadarda kolay değildir.

Nadamet terimine gelen oyuncular, daha sonra atacakları zar sayısı kadar önce sağa, sonra sola, sonra tekrar sağa ilerlemek suretiyle oyuna devam ederler.Bu ilerleme esnasında oyuncunun tekrar zar atabilmesi için üzerine geldiği karede yazan terimi açıklaması gerekmektedir.Bu açıklamayı yapamadığı sürece zar atıp ilerleyemez.

Oyunda ödüllü ve cezalı karelere de yer verilmiştir ki, buda oyunun zor olan kısmıdır.Bir anda ileride gidebilirsiniz yada kendinizi geride de bulabilirsiniz.Ödüllü kareler “ok” ile, cezalı kareler “yılan” simgesi ile ifade edilmektedir.

Yılanlar kötü huyları simgeler.Örneğin Celal (hiddet) hanesinden bir anda hacalet (utanç) hanesine düşülür.Oklar ise iyi huyları temsil eder.Örneğin ahlak-ı hamide (övgüye layık tabiat) hanesinden, cemal (güzellik) hanesine çıkılır.Şekilde görüldüğü gibi yılanların yoğunluğu alt karelerde, okların yoğunluğu ise üst taraflardadır.

Yılanlar, oyunun farklı versiyonlarında değişiklik göstermektedir.Oyunun tüm versiyonlarında küçük yılanların haricinde iki büyük yılan bulunmaktadır.Bunların birisi oyuncuyu 91. karede bulunan “gurur” teriminden, levhanın sol altında 1. karede yer alan “zillet” terimine geri düşürür. İkinci büyük yılan ise, başı 100. karede yer alan “kaza” teriminin bulunduğu yerde, kuyruğu levhanın sağ alt köşesinde bulunan “rıza” teriminin üzerinde 10. karede bulunur.Oyunu bitirecek olan oyuncu bunlara denk gelirse oyunun başına geri döner.Bu nedenle oyunda sabır ve gayret çok önemlidir.

Kaynak: ekevakademi.org