Kimya

Sodyum Hidroksit Nedir?Tehlikeleri Nelerdir?

En zehirli alkali kimyasallardan biri olan sodyum hidroksit çok tehlikelidir ve vücut için öldürücü olabilir.Sodyum hidroksitin çok sayıda kullanım alanı olmasına rağmen, bakım ve güvenlik olmadan kullanılırsa, birkaç potansiyel tehlikesi vardır.

İnsan vücudu, özellikle cilt, gözler ve solunum sistemi için sodyum hidroksit son derece tehlikeli olabilir. Bu kimyasal bileşiğin çeşitli tehlikeleri bilinmektedir ve kimya endüstrilerinin sızıntısı nedeniyle trajik olayların şansını önlemek için katı kurallara uymaları tavsiye edilir. Sodyum hidroksit formülü NaOH’dir.

Sodyum Hidroksit Tehlikeleri

Kostik Soda olarak da bilinen en güçlü baz olan sodyum hidroksit günlük yaşamımızda geniş uygulamalar bulur. Sodyum hidroksit, sabun, pamuk, suni ipek, petrol, doğal gaz ve bitkisel rafine üretiminde kullanılır.

Yoğun olarak kullanıldığından, bu beyaz ve kokusuz, uçucu olmayan sulu çözelti cilt için çok zehirli ve yutulduğunda ölümcül olabilir. Aşırı reaktivitesi nedeniyle, NaOH doğada aşındırıcıdır. Depolamadaki küçük bir dikkatsizlik bile tehlikeli sonuçlara yol açabileceğinden, aşırı dikkatle ele alınmalıdır.

Sodyum hidroksit yutulduğunda veya solunduğunda, çok tehlikeli olabilir ve solunum yolu astarını tahriş edebilir.Tehlikelerin ciddiyeti, içinden geçmesi durumunda organlarda yanıklara ve iltihaplanmaya neden olması ile anlaşılabilir.

  • NaOH oral yoldan alınırsa, ağız içinde ciddi yanıklara neden olabilir. Ayrıca, NaOH geçişi boğaz ve mide gibi diğer vücut kısımlarını etkileyebilir.
  • NaOH patlayıcı bir tehlike olarak derecelendirilmemesine rağmen, oksijen ile metaller ile reaksiyona girerek hidrojen olduğunda alev alabilir.
  • Zehirli etkileri nedeniyle kanama, kusma ve ishale neden olabilir. NaOH alımı da düşük tansiyon ile ilişkilendirilmiştir.
  • Sodyum hidroksitin solunması, solunum yolu iltihabının da pulmoner ödem gibi akciğer sorunlarına yol açmasına neden olabilir.
  • Ateş, hapşırma, burun akıntısı, boğaz ağrısı ve zatürree bu kimyasalla temas etmenin ciddi sonuçlarından bazılarıdır.
  • Cildin ülserasyonu ve skarlaşması, NaOH’ın en sık görülen tehlikelerinden bazılarıdır. Bu kimyasal çok aşındırıcıdır ve cildin daha derin katmanlarını yok etme yeteneğine sahiptir.
  • Yanıcı olmasa da, onunla temas eden yanıcı maddeleri tutuşturabilir. Bu nedenle, bu tür maddeleri ondan uzak tutmak her zaman daha iyidir.
  • Sadece cildimiz değil, NaOH ahşap zeminleri ve boyalı yüzeyleri bile aşındırır.
  • Gözler sodyum hidroksite maruz kaldıklarında zarar görebilir ve ciddi glokom, katarakt ve kalıcı körlük vakalarına neden olabilir.
  • Küçük miktarlarda bile NaOH’a her türlü sürekli maruz kalmak akut solunum problemlerine yol açabilir.

Sodyum Hidroksit Güvenlik Önlemleri

  • Kimya şirketleri, güvenlik standartlarına göre, NaOH’nin depolanması ve taşınması ile ilgili tüm güvenlik kurallarına uyulmasını sağlamalıdır.
  • Taşıma kaplarındaki sızıntılar derhal yetkililere bildirilmelidir.
  • Kimyasal tesislerdeki işçiler, bu bileşikle uğraşırken tüm güvenlik önlemlerini kullanmalıdır.
  • NaOH kullanılan fabrikalarda ve çalışma alanlarında uygun havalandırma şarttır.
  • Yutulması halinde, ağız bir veya iki bardak süt veya su ile durulanmalı ve kişi kusma olasılığını azaltmak için en az iki bardak su içmelidir. Bu arada, tıbbi müdahale gereklidir.
  • Göze temas etmesi halinde, gözler en az 20 dakika boyunca suyla yıkanmalıdır.
  • Cilde temas ettiğinde, kontamine giysiler çıkarılmalıdır. Etkilenen cilt alanı su ve sabunla yıkanabilir. Bu durumda acil tıbbi müdahale de önemlidir.

Önlemenin her zaman tedaviden daha iyi olduğunu hatırlamak iyidir ve bu nedenle NaOH ile çalışırken koruyucu gözlük, eldiven, laboratuvar önlüğü, uzun kollu gömlek ve koruyucu giyilmesi tavsiye edilir. Yukarıda belirtilen tehlikelerle ilgili sorunlar yaşayan herhangi bir birey (ler), derhal ilgili makamlara başvurmalı ve insanlar dökülmenin veya sızıntının meydana geldiği alanlardan uzaklaştırılmalıdır.

Dökülme sonrası veya sızıntı sonrası sağlık sorunları yaşayan insanlar bir tıbbi uzmana yönlendirilmelidir, çünkü yeterli tedavide herhangi bir gecikmenin genellikle kişinin sağlığı üzerinde çok olumsuz sonuçları olabilir.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı