Yarbay Hasan ve Köpeği Canberk

Yarbay Hasan, köpeği Canberk ile Çanakkale Savaşı sırasında yaşanmış olan hüzünlü ve bir o kadar da Allah’ım bu ne teslimiyet dedirten bir olayla hepimize bir dostluk ve mertlik dersi vermiştir.Sizlerle Yarbay Hasan ve Canberk’in bu hazin hikayesini paylaşmak isterim.

Yarbay Hasan, Çanakkale Savaşı’nın cereyan ettiği o günlerde Kaymakamlık görevinden istifa ederek Yarbay rütbesi ile cepheye koşmuş bir yiğitti.

Yarbay Hasan, vatan aşkıyla dolu bir bölük  mehmetçik ile birlikte bir cepheden diğer cepheye koşarken mola vermek için girdikleri köyde çeşmenin başında üstü yaralı bereli zayıf bir köpeğin su içmek için geldiğini fakat çeşmede bulunan köylüler tarafından su içemediğini farkeder.

Köpeğin o zavallı halini gören Yarbay Hasan, yanına yaklaşarak onu kucağına alır ve elleri ile ona su verir.Köpek suyu içince şevkat bulmuş olacak ki, bölüğün arkasından o da yürümeye başlar ve peşlerini bırakmaz.

Bunun üzerine Yarbay Hasan, köpeği gece konaklayacakları çadıra götürerek köpeği bir güzel temizler ve yaralarının iyileşmesi için onu tedavi eder.Askerler neden bu köpekle bu kadar ilgileniyorsunuz deyince;

”Yüce Allah’ın kıyamette bu köpeğe neden merhamet etmedin demesinden korkuyorum” der.

Yaralarını temizledikten sonra köpeğe birde Canberk ismini verir.Canberk daha sonra iyileşip, bölüğün arkasından oda cepheden cepheye koşar.Geceleri bölük uyuduğunda karşı tarafta bir hareketlilik olursa bölüğü havlayarak uyandırıp ayağa kaldırırdı.

Bir gün yine bir siper savaşına girerler.Cephede savaş o kadar şiddetli ki metrekareye binlerce mermi düşüyor ve karşılıklı siperler bazen 5 metreye kadar iniyordu.Taraflar birbirine mermi bitene kadar saldırıyor, mermi bittiğinde ise birbirleri ile süngü savaşına giriyordu.

Yine böyle bir süngü savaşından sonra Yarbay Hasan, cephede gezerek askerlerini kontrol ediyor.Askerlerine direktifler vererek yaralı varsa hemen sıhhiyeye yetiştirin diyor, Şehitler varsa kenara kaldırın diyor.

O esnada yerde yüzüstü yatan bir İngiliz askeri görüyor.Hep diyoruz ya Türk milleti başkadır, merhametlidir diye.Evet Yarbay Hasan da bir merhamet abidesiydi.

Yüzüstü yatan İngiliz askerinin hareket ettiğini görünce diyor ki “Bunun da bir anası, yavuklusu, evladı vardır.Süngü savaşına girmiş onuruyla yaralanmış, çevireyim de bir yarasına bakayım” dedikten sonra, İngiliz askerini çevirirken göğsünde sakladığı hançeri Yarbay Hasan’ın kalbine saplar.Bunu gören askerleri hemen ingiliz askerini orada etkisiz hale getirirler.

Askerler Yarbay Hasan’ın başında beklerken, Canberk koşarak, Yarbay Hasan’ın ayak ucuna gelerek sanki acısını hisseder gibi inlemeye başlar.Yanına bir imam gelir ve Yarbay Hasan imama bana bunu telkin ettir, “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm” der.

İmam telkin ederken çok fazla kan kaybeden Yarbay Hasan, tam sekerat haline geçecekken askerlerine Beni kaldırınız” der.Askerleri buna anlam veremezler birbirine bakarlar.Sonra daha kararlı bir ses tonu ile, “Beni Kaldırınız” der.Askerleri tam kollarına girip kaldırırken daha sinirli bir ses tonu ile tekrar eder, “Beni Kaldırınız”.

Ayağa kalkan Yarbay Hasan ellerini göbeğine bağlar ve karşıya doğru bakarak ağzından şu ilahi söz dökülür:

“Neden zahmet buyurdunuz Ya  Resulullah”

Yarbay Hasan, hemen şehit olduğu yere gömülecek iken, ayak ucunda duran Canberk’in dayanamayıp, onun da öldüğünü görürler.Yarbay Hasan’ın ayak ucuna bir mezar kazıp Canberk’i de ayak ucuna gömerler.

Yarbay Hasan ve Köpeği Canberk

İşte bizim ecdadımız bu.Allah korkusu, İman, Tevekkül, Merhamet ve saymadığım daha bir çok şey var.Tam bir vefa ve dostluk abidesi.

Yarbay Hasan’ın Şehitliği, Gelibolu Yarımadası Alçıtepe köyüne yakın bir yerde ziyarete açıktır.

Düşünce ve Bilgini Paylaş

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz